“En korkunç olan, hukuksuzluğun hukuk aracılığıyla meşrulaştırılmasıdır. Siz bir hakim kararı olduğunu düşünüyorsunuz ama aslında başka yerlerden kararlar alınıyor.”
Prof. Dr. Ümit Kocasakal, 2010-2016 yılları arasında İstanbul Barosu’nun başkanlığını üstlendi. 67 bin üyesi bulunan baronun geçtiğimiz pazar günü yapılan seçimlerinde rakibini geride bırakarak 10 yıl aradan sonra yeniden başkan seçildi. Baro seçiminin ardından ilk kez SÖZCÜ’ye konuşan Kocasakal, son on yılda yargının iyileşmek bir yana daha da kötüleştiğini ifade etti ve şunları söyledi:

Ümit Kocasakal seçim zaferini böyle kutlamıştı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ AMA…
“Korkunç bir durumdayız. O kadar kötü ki şu anda bireylerin hak ve özgürlüklerinin en büyük tehdidi yargıdır. Ne yazık ki en çarpıcı nokta, hukuksuzluğun görünürde bir hukuk anlayışıyla meşrulaştırılmasıdır. Yani siz bir hakim kararı olduğunu sanıyorsunuz ama aslında başka yerlerden kararlar veriliyor. ‘Gereği düşünüldü…’ Peki, gereğin nerede düşünüldüğü önemli? İşte bunların hepsiyle yüzleşeceğiz. Ancak benim burada başkan adayı olmamın sebeplerinden biri de anayasal kalkışmaya engel olmaktır.”
‘HANGİ YETKİYLE’
Kocasakal, Meclis’in yeni anayasa yapma yetkisi bulunmadığını vurgulayarak, “Şu anda deniliyor ki ‘Yeni anayasa yapacağız.’ Basit bir soru soruyorum: Hangi yetkiyle? Böyle bir yetkiniz yok. Bu bir suçtur. Yapamazsınız. Unutmayın ki Anayasa’nın 6. Maddesi ‘Egemenlik kayıtsız şartsız Meclis’indir’ demiyor; ‘Milletindir’ diyor. İlk dört madde ciddi bir tehlike altındadır. Cumhuriyet çok büyük bir tehdit ile karşı karşıya. Bana sorarsanız bu çerçevede yasaya bağlı olarak yürüyen ‘Terörsüz Türkiye’ süreci aslında ‘Cumhuriyetsiz Türkiye’ sürecidir. Yeni bir devlet ve rejim inşa edecekler; mesele budur. Ama ne yazık ki pek çok insan bunun farkında değil.”
İLK 4 MADDE RİSK ALTINDA
Kocasakal’a “Anayasa değişikliği için kurucu Meclis mi gerekiyor?” diye sordum, yanıtı şöyle oldu: “O noktaya kadar gitmekle de hata yapıyoruz. ‘Kurucu meclis gerekli demiyorum.’ Ancak ben daha basit bir gerçeği ifade ediyorum; Meclis’in yeni bir anayasa yapmaya dair herhangi bir dayanağı olmadığı için bunu gerçekleştiremezsiniz. Mesela ‘İlk dört madde hariç diğer bütün maddeleri değiştirebilirler.’ Bu kağıt üzerinde doğru ama şu kısıtlamayla: Öncelikle anayasada yapacağınız herhangi bir değişiklikle değiştirilemez olan maddelerin içini boşaltmadığınız sürece diğer maddeleri değiştirebilirsiniz.” Kocasakal şu örneği verdi:
DEĞİŞTİRİLEBİLİR MADDE
“Cumhurbaşkanı’nın görev süresiyle ilgili madde değiştirilebilir niteliktedir. Ama diyorsanız ki ‘Cumhurbaşkanı’nın görev süresi ölene kadardır,’ o anda değiştirilemez olan ikinci maddeyi yani hukuk devleti ilkesini değiştirmiş olursunuz. Anayasamızın 66. maddesindeki vatandaşlık tanımını etnik temelli olarak değiştirirseniz, bu durumda değiştirilemez olan 3.maddeyi de ihlal etmiş olursunuz. Eğer 42.maddedeki eğitim dilini Türkçe dışındaki dillerle genişletirseniz, yine değiştirilemez olan 3.maddedeki ‘Dili Türkçedir’ ifadesini değiştirmiş olursunuz. Dolayısıyla ‘değiştirilebilir her madde istenildiği gibi değiştirilir’ demek doğru değildir.”
Utanma duygusunu kaybetmiş olmalı
Prof. Dr. Ümit Kocasakal, “Hangi madde dışında sizin hak ve özgürlüklerinizle ilgili sorun yaratıyor?” diye sordu ve devam etti: “Anayasa Mahkemesi kararlarının dahi Yargıtay tarafından tanınmadığı yerde insanların temel hak ve özgürlüklerini kullanamaz hale geldiği; yürüyenin üzerine copların indirildiği; hiç kimsenin basit eleştiriler dahi yapamadığı ortamda özgürlükçü yeni sivil bir anayasa talep edebilmek için kişinin gerçekten utanma duygusunu yitirmiş olması gerekir. Anayasa Mahkemesi şu an fiilen askıya alınmış durumda; şimdi bunları yüzlerine vurmamız lazım.”
‘Dokunanın eli yanar’
Kocasakal, Baro Başkanlığı seçiminde nasıl başarı elde ettiğini ve bundan sonraki çalışmalarını şöyle anlattı: “Mustafa Kemal Paşa’nın ‘Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır’ sözü var biliyorsunuz; üç grup birleşti ve beni çatı aday olarak gösterdi; ortak hedefleri vardı: ülkenin bölünmez bütünlüğü, üniter yapı, ulus devlet, cumhuriyetin kuruluş mimarisi ve Atatürk çizgisi gibi konular üzerinde birleştiler.Bakın belki yanlış söylüyor olabilirim ama içtenlikle söylemek istiyorum; Anayasamızın ilk dört maddesine kimse dokunamaz; dokunanın eli yanar! İşte bu birliktelikle seçimi kazandık.”

Ekrem İmamoğlu
Kocasakal’a ilk kutlama İmamoğlu’ndan
Silivri’de tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ümit Kocasakal’ı tebrik etti ve “Cumhurbaşkanı Aday Ofisi” hesabından “İstanbul Barosu Başkanı olarak seçilen Sn.Umit Kocasakal ve ekibini kutluyorum.Hard zamanlarda üstlendiği bu yüksek sorumluluk taşıyan görevinde başarılar diliyorum” mesajını paylaştı.
YENİ Parti lideri Özgür Özel de baronun yeni başkanı Kocasakal’a tebrik telefonu açtı.